Kayıtlar

toplum etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
TÜKETİM TOPLUMU Burjuva üretim biçimi ve tüketim toplumu Bu yazıda, üretim ilişkileri altında ideolojinin, sanatın ve bireyin nasıl şekillendiği gösterilmeye çalışılmaktadır. Elbette bireyi tek başına, toplumsal koşulları altında incelemek yeterli değildir fakat bireyin oluşumunda, toplumsal koşulların önemi yadsınamaz bir gerçektir. Bu yazıda marksist terminoloji ve önermeler kullanılarak bu gerçek analiz edilmektedir. Yazıya başlamadan önce, çokça kullanacağım ‘’üretim güçleri’’ ve ‘’üretim ilişkileri’’ kavramlarına yazıyı netleştirmek adına kısaca değineyim. Marksist terminolojide üretim güçleri, her türlü üretim aletleridir. Üretim ilişkileri ise, üretim aletlerinin ve ürünlerin nasıl paylaştırıldığıdır. Eski toplumlara genel bir bakış Birey toplumsal koşullardan bağımsız mıdır, bireyi oluşturan faktörler nelerdir? Bu soruların cevabı ve her dönemin (İlkel, köleci, feodal, burjuva olmak üzere) toplumsal koşullarının analizi bireyin oluşumunu anlamamıza yardımcı...
Resim
                                                      BURJUVA TOPLUMU Burjuva tanım olarak kentsoylu anlamına gelen ve Marksist terminolojide üretim araçlarına sahip olan sınıf olarak adlandırılır. Burjuvazi feodal toplumda etkisini gösterip Amerika’nın keşfi ve Afrika’nın gemiyle dolaşılmasından sonra belli bir birikim yaratarak gelişmiş ve güçlenmiştir. Marx, burjuva sınıfının karşısında köylülerin, işçilerin ve feodal kalıntıların da içinde bulunduğu proletarya sınıfı olduğunu ve bu sınıfın burjuvazinin kullanmasıyla feodalizmi ortadan kaldırdığı gibi burjuvazinin de sonunun gereceğini iddia ediyor. Marx, proleterlerin metalaştığını ve burjuvazinin emek, cinsiyet, iş bölümü ayrımı yapmadan her şeyden etkilenen iş aracı haline geldiğini iddia ediyor. Burjuvanın aşırı üretim sevdası sanayi orta kesimini ve lonca ustalarını kenara...
Resim
                                                             SEVME SANATI SEVME SANATI “sırada yine aşk, aşk var” Efendim, kuştur uçar, balıktır yüzer, insandır sever. Lakin nasıl sever? Gayet tabi, fıtratımız da dar. Sevgi, bilgi ve çaba mı gerektirir yoksa rast gelirse insanın tutulacağı tatlı bir duygu mudur? Tatlı dediğim, kavun acısı. İnsanlar, deyim yerindeyse, sevme sorununu, genellikle sevilme sorunu olarak görürler. Çok doğal olarak eksiği tamamlamaya çalışırlar, önemli olan tam değil parça olur ve sanırlar ki o bütün, parça için var. Bu yüzden de hem kadın hem erkek sevimli olmaya çalışır. (Zamanın idealine uygun=Sevimli) Önceleri insanlar aileleri tarafından evlendirilir, daha sonra da evlendirilen bu iki insanın birbirlerine sevgi duyması beklenirdi. Sonraları ise romantik evlilikler başladı, birbirini seven ...