Kayıtlar

insalcıllık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
Sartre’ın Varoluşçuluğu Varoluşçu bir felsefeci incelenirken belki de bakılması gereken ilk şeylerden biri felsefecinin kendi varoluşudur. Sartre, kendi varoluşu açısından bize önemli bir eser bıraktı: Sözcükler. Onu belki de en çok tanıyan kişi olan Beauvoir “Sözcükler” i şöyle betimler ; Sartre tarafından yeniden kurgulanmış bir geçmişin , felsefi bir kavramla yeniden yayınlanmış bir varoluş deneyimidir. Sartre’nin babasının olmayışı ve ikinci kez evlenmesi onu derinden etkilemiştir. Hatta şöyle bir yorum getirir “Özgürlüğümü tam zamanında yapılmış bir göçe, önemini ise kapıya dayanmış bir ölüme borçluyum.” Babasını kaybettiğinde yalnızca on beş aylıktır. Babasının ölümünü açıkça saygısızca bulur ve babalardan tiksinir. “İyi baba yoktur, bu bir kural ama erkeklere değil, çürümüş babalık bağına kızmak gerekir. Yaşasaydı babam, boylu boyunca üzerime uzanacak ve beni ezecekti. Talihim varmış, genç yaşında öldü .Ardında babam olmaya vakit bulamayan yaşasaydı bug...