EVRİM VE EVRİM MEKANİZMALARI Evrim ve Evrim Mekanizmaları 13.6 milyar yıl önce yani big bang diye tabir ettiğimiz patlama yaşandığında evren yoğun ve sıcak bir kütleden ibaretti . Zaman ve hareketten bahsetmek mümkün değildi. Dolayısıyla varlıktan bahsetmek mümkün değildi. Çünkü hareket yoksa zaman ,zaman yoksa varoluştan bahsedilemez.Patlamanın ardından hareket başladı ardından zaman oluştu ardından varoluş. Değişim de bu varlık ve zamanın bir sonucudur. Heraklitos un dediği gibi değişmez töz diye bir şey yoktur. Her şey akar ve hiçbir şey aynı kalmaz. Bunlardan bahsetmemin sebebi evrim kelimesinin tarihsel kökeninde gizli . Evolution diye tanımladığımız olgu 17.yüzyılda “the process ıf revealing(ortaya çıkarmak)” 18.yüzyılda ise “gradual change “ olarak tanımlandı. Son haline geldiğinde ise biyologlar process of change yani değişim sü...
Bu blogdaki popüler yayınlar
FİZİKSEL ANTROPOLOJİ VE IRK KAVRAMININ GELİŞİMİ Fiziksel antropoloji ve Irk kavramının gelişimi Irklar günümüzde hepimizin kabul ettiği bir gerçek olarak karşımızda .Peki gerçekten insan ırklarından bahsetmek mümkün mü? Tarih bunun kabulüyle geçti ama özellikle 1950’den sonra bunun tersi bir durum oluştu. İlk olarak Bernier “yeni türler ya da ırklar kapsamında dünyanın yeniden bölünmesi” adlı eserinde dört ya da beş farklı insan türü olduğundan bahsetmiş bunlar avrupalılar afrikalılar asyalılar ve lapanlar olarak ayrılmıştır. Lapanlar’ı ise aşağı hayvanlar olarak nitelemiştir Caralus limacus ve ilk sınıflandırma girişimi 1735’te doğa sistemi adlı eserini verdi .İnsana homo sapiens ve köpeğe canis familiarus adını verdi. Ve sınıflandırma başladı. Amerikalı : Kırmızı renkli düşünmeden hareket eden ve üst bedenleri iri Avrupalı: Beyaz ten rengi neşeli atletik Asyalı :Soluk sarı melankolik ve ser...
BİLİMSEL SOSYALİZM Bilimsel sosyalizmi tanımlamadan önce sosyalizmin ilk kıvılcımlarının oluştuğu yıllara ve ütopik sosyalizmin temsilcilerine bakılmalıdır. Sosyalizmi genel haliyle tanımlamak gerekirse, kapitalizmden farklı olarak, üretim araçlarında özel mülkiyetin yerine ortak mülkiyetin ve kâr için üretimin yerine kullanım için planlı üretimin bulunduğu bir sistem olarak nitelemek mümkündür. Kapitalist sistem, Sanayi Devrimi’nin yeni başladığı ve fabrika sistemlerinin güçlenmeye başladığı zamanlardan itibaren sosyalist çevrelerce hoş karşılanmamıştır. Bu sistemin akıl dışı, insan doğasına aykırı, adaletsiz ve kıyıma sebep olacağı yönünde eleştiriler getirilmiştir. Bu eleştiriler 1800’lü yıllardan itibaren sistematik şekilde dile getirilmeye ve belli bir siyasal tutumun tanımlayıcı karakteri o...


Yorumlar
Yorum Gönder